← Tüm yazılar

Gelişim & İlişkiler

Yara Olarak Seçilmek: Mazoşistik Bağlanma, Tekrarlama Zorlantısı ve Beraat Arayışı

Bazı ilişkilerde sevgi, sığınılacak bir liman değil; sınırları aşağılanmayla çizilmiş bir sınav salonudur. Mazoşistik bağlanmada sevgiyi "vazgeçilmez olmak uğruna kendinden vazgeçmek" olarak tanımlayan zihinsel yapıyı, tekrarlama zorlantısını ve nesneden alınmak istenen o düşsel "beraat kararını" psikanalitik bir çerçeveden inceliyoruz.

Bazı ruhlar için sevgi; sığınılacak güvenli bir ev değil, sınırları aşağılanmayla çizilmiş ve sürekli ayakta kalınması gereken bir sınav salonudur. Bu zihinsel yapıda sevgiyi tanımlayan denklem oldukça nettir: Sevgi, vazgeçilmez olmak uğruna kendinden vazgeçmektir.

Bu denklemle hayata bakan bir danışan için evlilik kararları hızlıca alınır, ilişki içindeki değersizlik hissi adeta bağlayıcı bir tutkala dönüşür ve sömürülmek bir şikâyet konusu değil, ödenmesi gereken zorunlu bir bedel olarak kabul görür. Sevginin bir duygu olmaktan çıkıp bir “mahkeme salonuna” dönüştüğü bu yapıda, bilinçdışı arzunun kalbi tek bir yerde atar: Seçilmek.

Ancak bu, bildiğimiz anlamda sağlıklı bir sevilme arzusu değil; kendisini seçmeyen tarafından seçilme ve o nesnenin önünde beraat etme mücadelesidir.

Mazoşistik Sevgi Denkleminde Üç Temel Aksiyom

  1. Sevilmek Değil, “Seçilmek” (Narsisistik Bütünlenme Arayışı)

Sevilmek, iki ayrı öznelliğin varlığını ve “Olduğum gibi değerliyim” inancını gerektirir. Seçilmek ise tek taraflıdır ve kişinin nesneleşmeyi kabul etmesiyle başlar. Bu yapıda kişi sevilmeye inanmaz; çünkü varoluşsal olarak değersiz olduğuna dair köklü bir fanteziye sahiptir.

Partnerinin hayatını kolaylaştıracak küçük ve edilgen bir tercih dahi, bir “seçilme kanıtı” olarak algılanır. Kötü, işlevsiz bir kanıt… Ama yine de bir kanıt. Çünkü seçilmek “En azından bir işe yaradım” hissini verirken; sevilmek, henüz içselleştirilememiş bir öz-değer kapasitesi gerektirir.

  1. Terk Edilmemek İçin Acıya Katlanmak (Winnicottgil Usluluk Stratejisi)

Bu örüntüde acı ve sevgi aynı bilinçdışı paketin içinde sunulur. Aşağılanmaya ve işgal edilmeye rağmen orada kalabilmek, sadakatin ve aşkın en nihai kanıtı gibi kurgulanır: Dayanmak = Sevmek.

Öfke, bu mazoşistik sözleşmeyi bozacak en büyük tehdittir. Eğer kişi öfkelenirse, “Seni sevdiğim için acı çekiyorum” anlatısı çökecek ve geriye sadece yalın, fırlatılmış bir acı kalacaktır. Donald Winnicott’ın belirttiği gibi; bazı çocuklar erken dönemde sevgiyi ve kabulü ancak “uslu” kalarak elde edebileceklerini öğrenirler. Usluluk, bir erdem değil; nesneyi kaybetmeme adına geliştirilmiş hayatta kalma odaklı bir Sahte Kendilik (False Self) stratejisidir.

  1. Kendini İspat Etme Projesi ve “Beraat Fantezisi”

Sevgi artık bir ilişki değil, bir mahkemedir. Kişi üç ayrı mercie sürekli kanıt sunmak zorunda hisseder:

• Eşe/Partnere: “Sömürüldüğüm hâlde seni sevecek kadar adanmışım.”

• Öteki/Terapiste: “Utanç verici şeyler yaşamış olsam da dinlenilmeye değerim.”

• Kendine: “Eğer yeterince dayanır ve seversem, bir gün o da beni sevecek.”

Bu zihinsel kurguda boşanma veya yüzleşme günü bir ayrılık değil, düşsel bir beraat beklentisidir. Suçlayıcı nesnenin gelip “Sen suçsuzsun, sen sevilmeye değersin” demesi beklenir. O karar gelmediğinde hissedilen hayal kırıklığı, kaybedilen ilişkiden ziyade bir türlü alınamayan o beraat kararıdır.

Son Söz: Mahkeme Salonundan Çıkabilmek

Mazoşistik döngülerin ve tekrarlama zorlantısının ağında sıkışıp kalmak, kişinin kendi değerini sürekli bir başkasının mahkûm ya da beraat ettiren kararlarına bağlamasına yol açar. Oysa iyileşme; o mahkeme salonunu terk etmekle, yargıcın elindeki tokmağı düşürmekle ve kendimize duyduğumuz şefkati yeniden inşa etmekle başlar.

-–

Psikolog Ramazan Polat

Kaynaklar

  • Freud, S. (1920). Beyond the pleasure principle. The Standard Edition of the Complete Psychological Works of Sigmund Freud, Volume XVIII. ​Winnicott, D. W. (1960). Ego distortion in terms of true and false self. In The Maturational Processes and the Facilitating Environment (pp. 140-152). ​Kernberg, O. F. (1988). Clinical dimensions of masochism. Journal of the American Psychoanalytic Association, 36(4), 1005-1029. ​McWilliams, N. (2011). Psychoanalytic diagnosis: Understanding personality structure in the clinical process (2nd ed.). Guilford Press.